::: :::
 
 
 
Türkiye Ev Sahipliği Araştırması

Türkiye Konut Sahipliliği Araştırması'nın amacı, il ve ilçe merkezleri ile il ve ilçe merkezleri toplamına göre 2000 yılı konut sahibi ve kiracı oranlarının tespit edilmesi ve diğer 2000-2010 Türkiye Konut İhtiyacı araştırması sonuçlarıyla karşılaştırılarak konut sorununa yönelik geliştirilecek politikalara temel oluşturulmasıdır. Buna göre, Türkiye konut sahipliği araştırmasının sonuçları aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  • Türkiye'de, politika geliştirme açısından öneme sahip olan grup kiracı olan hane halklarıdır. Bu grubun tamamının ev sahibi yapılması kısa vadede mümkün görünmemektedir. Söz konusu hane halklarının maksimum sayısı yaklaşık 3.5 milyondur.
  • Ayrıca, Türkiye'de hane halkı ortalamalarının büyüklüklerinin gelişmiş ülkelere kıyasla büyük olması ve ekonomik şartlar nedeniyle yeni evlilerin ebeveyn yanında oturması dolayısıyla oluşan gizli kiracıların da ev sahipliği politikaları açısından göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Ancak bu tür hanelerin sayısı hakkında bilgi bulunmamaktadır.
  • Yıllara göre kiracılık sektörünün gelişimine bakıldığında 1965 yılından bu yana kentsel alanlarda büyük farklılaşmalar bulunmamaktadır. Ancak genel olarak il merkezlerinde kiracılık oranı 1990larda %25-%62 aralığında daha geniş bir yelpazeye yayılırken, 2000 yılında bu aralık küçülmüştür (%22-%42).
  • İl merkezlerinde kiracılık oranı ilçe merkezlerine göre daha yüksektir; dolayısıyla kiracılık sektörü daha kentsel nitelikli bir sektör olarak daha çok konut sunumunun geliştiği kentlerde karşımıza çıkmaktadır.
  • Lojmanda oturan hane halkları il ve ilçe merkezlerine göre önemli oranlarda farklılaşmamaktadır. Ancak ilçe merkezlerinde daha yüksek bir oranda bulunmaktadır.
  • Oturdukları evin sahibi olmayıp kira ödemeyenlerin oranı ise il merkezlerinde daha yüksektir. Bu da kentlerde sosyal dayanışmaya daha çok ihtiyaç duyulmasının bir sonucu olabilir.
  • Konut ihtiyacı görünen illerde kiracılık sektörü göreceli olarak daha az gelişmiştir ve ev sahipliği oranı daha yüksektir.
  • 5 büyük ilde il ve ilçe merkezleri toplamına bakıldığında, ev sahipliği oranının Türkiye toplam ev sahipliğine oranı %44.55'tir. 5 büyük ildeki hane halklarının büyük kısmının (%91) il merkezlerinde toplanmasından dolayı bu illerde ilçe merkezleri ortalamaları çok düşük düzeyde kalmaktadır.
  • Kiracılık ev sahipliği oranları konusunda 5 büyük il birbirleriyle önemli ölçüde bir farklılık göstermemektedir. Ancak Adana ili için tüm oranlar diğer 4 ile göre en düşük seviyededir ve diğerlerinin tersine Türkiye ortalamasının da altındadır.
  • Hem ev sahipliği, hem de kiracılık paylarına bakıldığında İstanbul'un tek başına Türkiye toplamından aldığı pay diğer 4 ilin toplamı kadardır.
  • Lojmanda oturanların durumu 5 büyük ilde incelendiğinde kamu hizmetleri merkezi olan Ankara'nın diğer illerden ayrıldığı görülmektedir. Türkiye'de il merkezi bazında lojmanda oturan toplam hane halkının %20,53'ü Ankara il merkezinde bulunmaktadır.
  • Türkiye 5 büyük il toplam hane halkının %46 'sına sahiptir ve 5 büyük ilde ev sahipliği oranları Türkiye potansiyelini belirlemektedir.
  • Konut İhtiyacı Araştırmasına göre oluşturulan gruplara bakıldığında ev sahipliği açısından gruplar arasında çok fazla farklılıklar görülmemektedir. Burada ev sahipliği, kiracılık, lojman açısından farklılaşan tek grup konut ihtiyacı beklenen Adıyaman, Ağrı, Ardahan, Bitlis, Düzce, Erzurum, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Mardin, Muş, Sakarya, Şanlıurfa, Şırnak, Van, Yozgat'dır. Sakarya, Hakkari, Bitlis, Ardahan, Kars illeridir.
  • Konut ihtiyacı beklenen illerde kişi başına düşen GSMH da Türkiye ortalamasının altında kalmaktadır. Konut İhtiyacı Araştırmasına göre belirlenen bu birinci grup iler genelde Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde bulunmakta olup ekonomik gelişmişlik açısından da az gelişmiş iller arasında yer almaktadır.
  • Konut ihtiyacı beklenen illerde lojmanda oturan hane halkları diğer gruptaki illere göre yüksek oranlarda, ev sahipliği oranı diğer gruplardaki illere göre daha yüksek ve kiracılık oranı ise diğer gruptaki illere göre daha düşük oranlarda bulunmaktadır. Diğer üç grup ise konut sahipliği açısından birbirleri ile farklılık göstermemektedir.
  • Ev sahibi olmayan kira ödemeyen hane halkları açısından konut ihtiyacı grupları arasında farklılaşmalar olmadığı görülmektedir. Ancak özellikle deprem felaketinin yaşandığı iller olan Bolu, Düzce, Yalova, Kocaeli, Sakarya ve Adana gibi illerde bu oranların % 10'lara yaklaşarak diğer illere göre önemli ölçüde farklılaştığı görülmektedir.
TÜRKİYE KONUT SAHİPLİĞİ ÇALIŞMASI (tam metin)
(Microsoft Word Dökümanı)
Tablolar 1-12&29
(Microsoft Excel Dökümanı)
Tablolar 13-16
(Microsoft Excel Dökümanı)
Tablolar 17-20
(Microsoft Excel Dökümanı)
Tablolar 21-24
(Microsoft Excel Dökümanı)
Tablolar 25-28
(Microsoft Excel Dökümanı)